Gözlerini güne ovuşturarak aralayan güneş
Karanlığın tokluğunda dahi ışığı yuttuğu sofrada
Tanınmış bir acizliğin büyüklüğü cüssesinde
Oturur karşımda.
Cennet sarayları ne de olsa baskınsızdır
Depremsiz,
Rüzgara namüsait tozun hafifliği kuma batan kurşun,
Eskiyen bir saatin bileğinde mor bir iz.
Zamanı saran dokunuşunda bilgeliği onun
Göze gerçeğin özünü,acizliğini iyice belletir.
Kış gelmiş,
Üstüne kat kat şefkat,ve fakat
Buna denk düşmeyen renkler,
Halbuki söylediydi,nerededir?
Zehir ve zifir birbirine ne benzer iki illet
Kokusundan önce yağmur doğurur toprağı
Balçık ateşe değdikçe paha biçilemez ziynet
Bal ve tohum şifa,
Bildim, zehir ve zifir bir kandan illet.
A