Bir resim çizdim zihnime;resminin malzemesi boya,palet,fırça,varlıktı. Bir melodi yankılandı kulağımda;nota,parmaklar ve doğa vardı. Bunları oluşturan resimde öyle bir varlık vardı ki gözünün baktığı her yana zehir bulaşırdı. Hiç bir boya o resmi arşınlayamaz,hiç bir palet o zehri sıkı sıkıya tutamaz,hiç bir boya o zehri öyle güzel boyayamazdı. Öyle tılsımlı sesi vardı ki notalar önünde el pençe divandı,parmaklar değiyordu piyanonun üzerine. Ve onun güzeliği cehennemî yeniden yakacak kadar ateşliydi. YEŞİLDE BU CEHENNEME AHİZDİ.
Onu anlatmak yürek dökümüydü. Kelimelerim demirden leblebi olurdu,zihnimi ona sunarken,kavramlar ve varlıklar,olgular ve olaylar karşılardı birbirlerini. Benim kırık kelimelerim onu bir beşik gibi belerdi. Sarmalardı,sallardı sözcüklerimi güzeliği. Tılsımı bulaşırdı kara lekelerime,hasretin kiri akardı zehirli bir sancıyla. Hani kalemi güçlü yazarlar hep derler ya 《ANLATMASAYDIM ÖLECEKTİM》
diye;
Ben onu sevmeseydim ölecektim.
S