On üç yıl sonra;
Aylardan aralık,
Posta kutumda sen...
....
Sevgime boyun eğmiştin,
Bu kez söz sırası sende idi...
...
Seni böylesine bekleyeceğimi tehayyül edemezdim,
Aramızda bir şey yok,
Sadece karşılıklı muhabbet var diye yazmıştın...
.....
Olsun yazmıştın ya,
Beni düşünerek,
Parmakların klavyede,
Yılların hesaplaşması içinde,
Kaybettiklerini ve kazanımlarını bir kenara koyarak,
İlkkez aşka,bana,bize bir şans vermiştin...
......
Sonra...
Sonrası zehr-i aşk...
Ben yudum yudum içtim harflerini,
Sabah kuşlarının sevinci içimde,
O’da beni seviyor...(!)
......
Şiirlerimi mi sahi onca yıl sakladın mı?
O günlerde inanmıştım sana,
Şimdi ise bilmiyorum...
.......
Ben sizi tanımıyordum hanımefendi,
Kafamın içinde kurduğum kadardın,
Deli olduğunu düşünürdüm bazen,
Bazen masumiyet karinesi,
Öksüz olmandan dolayı seni merhametle seviyordum...
.......
Anneni merak ederdim,
Seni nasıl bir gece doğurdu diye,
Sonra;
Sende ki mülteci güzelliğinin nereden geldiğini...
.....
Bak işte seni hiç tanımıyorum,
Ama derin bir tutku ile seviyorum...
.....
Bizimkisi küçük bir aşk hikayesi,
Benimkisi demeliyim aslında,
Sen bu aşkta hiç olmadın ki...
.....
Çocukca biliyorum seni sevmem,
Belki vebali bile yok...
......
Ama kanıyor işte;
Sargı bezimdeki yaram...
......
Allah kahretsin beni,
Seni bekliyorum hala,
Seni çok seviyorum...
©leylunehar
L