D

" Zemheri Ayının On Dördün de "

Zemheri ayının on dördün de yüreğim.
On dört yașında ki çocukluğum misali.
Gençtim, toydum o zamanlar, bir denizcinin attığı zıpkın gibi, amansız ve ansızdım.
Hesap edemedim iș de körolası yıllarımın
zamana yenileceğini.
O zaman ki aynalar bir yalancı, kalpazanmıș meğer.
Hep aldatmıș beni, sahte gençliği göstererek.
Güleyim bari, bir de aynalar yalan söylemez derler,
kim demișse halt etmiș be birader.
Sadece beni mi eskitti geçen yıllar, tabi ki hayır;
etrafımdakiler de eskidi gitti,
çoğu da ölüme yenildi iș de.
Bakma, hayattayım ama
zora ki yașıyorum
belki de,
geldim gidiyorum diye diye.
Evet kendimi kandırıyorum,
her seferin de
aldanıyor, aldatıyorum.
Bir yanım yiğit cesaretin de olsa da, diğer yarım
ürkek bir çocuk misali hep.
İsyanlarımın bile bazıları kalașnikof kadar seri,
bazılarıysa tek atımlık tüfek gibi.
Özürlerim, tövbelerim ise, bir mültecinin
feryatları san ki, ya da kıyılara vurmuș çul çaput gibi
Beklerim gelsin birileri,
tutup elimden kaldırsın düștüğüm yerden.
Ama nafile, ne gelen var artık, ne de giden.
Halbu ki batık bir geminin enkazı
kalabalık olur derler;
bu da mı yalan, bu da mı șehir efsanesi.
Ne dönek dünyamıșsın sen,
dönsen ayrı dert, dursan ayrı dert.
Ne aklım eriyor üzerinde ki insnlara,
nede aklım yetiyor entrikalarına.
Bir film kadar tatminkar, bir dizi kadar kısa olsan da,
her gelene bir rol biçersin ne de olsa.
Kimisi acı, kimisi tatlı, kimisi derd niteliğin de.
Peki bana verdiğin rolmü ne?
Ortaya karıșık, her telden var için de.
Söyleyemediğim çok șey olsa da,
zemheri ayının on dördün de
gömülürüm derin bir sessizliğe.
Ardım da șahit bırakmadan, susarım ölümüne...
Yazan : Dağhanbey
Tarih: 11.06.2018 07.00
©dağhanbey