Akşamın biraz üstü,
Gün çoktan batmış,
Ay belirgin değil gökyüzünde...
İki ayrı yolun sağında aydınlanırken şehir;
Gözümün solunda,
Burnumun sızlayan direğiyle,
Kucakladığım nefesi soluyorum...
Parmak uçlarımın üzerindeyken henüz,
Dudaklarımdan içime doğru;
Göç eden bir yanardağ...
Ve çoktan diz boyunu geçmiş,
Yüreğinin okyanusunda kayboluşum...
Bilmem, kaç milyon kişi;
Dokuz kat öteden duydu ritmimi ?
Demi tam oturmuş gecenin sabahında,
Ohal ilan ettim;
Yıkmayan depreminin ardından.
Ve şevklendiğim 45'lik ile;
Faslını devşirdim zihnime...
Üstüm başım toprak,
Maviye boyanıyor gece.
Yüzüm gözüm ıslak,
Aklım saklı cebimde.
Dünden önce,
Yarından daim,
Avuç içinde saklı kalsın buselerim...
©
-