Sarp dağların göğsünde,
Atlas'ın omuzlarına yüklenmiş
savdalar,
Zeus’un gazabında çırpınır
çıplak kanatlarım sarılmış da üstüne
Ve ben bir mahkum gibi bağlıyım aşkına,
nemrutun yitmeyen ateşiyle...
Gözlerinde Pandora’nın kutusu, Özgürlüğümün kaynağı
Asagı-yukarı
Ve felaketim...
Her bakışın cürüm
her gelisine vurgun bir pranga kalbim?
Düşlerinde
Firara yeltenmiş
İkarus'un kanatlarında göğe yükselir,
Yanacağını bile bile.
Tarihin karanlıklarından sesleniyorum.
Aşkın hem esaretim
hem özgürlüğüm.
Bir kaosun ortasında
Eros’un oku değdiğinde
bütün inancımı cıkarıp astım üzerine.
unuttum zincirlerimi...
Her gün biraz daha batarken umutlara
özgürlügün adı
Aşkın içinde kaybolmakta.
Sisli bir denizde Odisseus misali sürüklenirim,
Her adımda sirenlerin çağrısı,
Yönümü bulsam
Senden kaçış mümkün mü?
Bir dağ doruğunda,
Sisyphos gibi dönerim başa,
Taşıdığım aşk taşı, hep kayar avuçlarımdan.
Esareti kabullenmek mi özgürlük,
Yoksa aşkla boyun eğmek mi?
Minotor’un labirentindeyim,
Bir yol bulmaya çalışsam da,
Her köşe dönülmez,
Her çıkmaz senden geriye...
kenan ışlak✍
©susuyorum.
S