yaşamak onuruyla kin duymadan
boyun eğmeden hiçbir zulme karşı
bakmak göz ucuyla hayatın manevi
değerine herbir acı kendinden tatlı
değildir asıl senin içinde büyüttüğün
duygudur karanlık gecelerin altında
heybetli gökyüzü parlayan yıldızların
seyrine daldım ezip geçen ve yıkanım
zamandan başka ilacım hayal ve umut
çocuksu duygular endişeler bilmem ki
nereye gider nerden gelir kaybolanda
en derin zavallı korkular sadık kalmaz
ölüm hiçbir randevusuna bırak hayat
bir su elbet bulur yatağını derler ya
su akar yatağını bulur beklemek vede
özlemini çekmek bir sevda kokusunda
zindanım karanlıģa 40 yıldır yalnız bu
şehir asıl benim içimde uykular ranza
suskun volta dört parmaklıklarla dolu
çevri dört bir yanım kim gelir kapıma
göz ucu attınca bakış yalan mı düzene
ayak uydurmak en zor iştir halime bak
nasırlı eller kir tutan paslı sakallarım
donan dışarda yağan iki damla gözyaşı
karışınca yağmurlara öyle bir yere of
gelmişim ki yaşasam mı ölmesin karar
vermek zor vurdular sırtımdan bir el
dostun eli sözüme söz katar kurşun olur
can veren nefes alışım örtündüğüm hep
yorganım sakıncalı sevdalar yasak bana
şiir dediğin derdini dert katan anlayan
onca zorluğa rağmen yaşamak gerek ki
kin duymadan boyun eğmeden hiçbir şu
zulme karşı direnmek.)
C